Pre-Roll Out, Outstream In

Son zamanlarda dijital reklam işine ilgi duymaya başladıysanız Google’ın aynı yüz yıl önce petrolü ele geçirmeye çalışan firmalar gibi, tekelleşmeye çalıştığından şüphelenmeniz çok doğaldır. Google bu hedef doğrultusunda son olarak YouTube envanterini Open Exchenge ve üçüncü parti Adx’lerden çıkartıp doğrudan DoubleClick Bid Manager (DBM) ve AdWords’ün içerisine dâhil etti.

Başka bir deyişle Google bu sefer videolar için yeni bir kapalı alan oluşturarak video öncesi reklamların akışını tüm internette kısıtlamaya çalışıyor.

Bir yandan Google video reklamlar konusunda elini güçlendirirken diğer yandan 2014 yılında Facebook tarafından satın alınan LiveRaşl’in “video ad serving” pazarından çekilmesi video yayıncılarına çok az seçenekle baş başa bırakıyor. Aynı zamanda Yahoo’nun satın aldığı BrightRoll bir yandan envanterinin kalitesi hakkında endişe duyarken diğer yandan çok sayıda üst düzey yöneticinin şirketten ayrılmasından muzdarip durumda.

Piyasada her geçen gün artan yeni bir video pazar talebi bulunuyor ve reklam verenler kullanıcıların “doğal yollardan” tükettikleri içeriklerde yer almayı her zamankinden daha fazla istiyorlar ve bunu yaparken de desktop ve mobil olarak bütün ekranlarda yapmak istiyorlar. eMarketer, 2016 yılında programatik video reklam harcamalarında %84 artış olacağını öngörüyor. Ancak bunlar birlikte ele alındığında bu yeni gelişmeler hem reklam verenler hem de yayıncılar için kötü haber demek oluyor. Gelişmekte olan video envanter “arz” kıtlığı hali hazırdaki büyük pazar dengesizliğine adeta körükle koşuyor. Eğer işler hızla tersine dönmezse video arzındaki düşüş kolayca bir felakete neden olabilir.

Google’ın tekelleşme politikası izleyerek YouTube’u kapalı bir alana dönüştürmesi, Facebook’un “thirth party” video reklam gösteriminden yavaş yavaş çıkması ve Brightroll’u satın alan Yahoo’nun şimdilik duvara toslamış gibi görünmesi bu sektörü biraz değiştirecek gibi görünüyor. Hal böyle olunca sektör profesyonelleri haklı bir şekilde yeni çıkış yolları arıyor, yayıncılar ise yüksek kaliteli, görüntülenebilir video reklamları ile para kazanmalarına yardımcı olacak bağımsız bir platforma ihtiyaç duyuyorlar.

Henüz daha 2016 yılının başlarındayız ve yıllardır bildiğimiz video reklamcılık modeli olan pre-roll (video öncesi) reklamlar gelişen tekel düzeni yüzünden büyük bir baskı altında. Buna karşılık parçaları bir araya toplayıp Google’dan bağımsız alternatifler geliştirerek sağlam ve “innovative” yapılar inşa etmek sektörün elinde. Peki, bunu nasıl başarabileceğiz?

Benim bu konuda ilk alternatif olarak gördüğüm çıkış kapısı “Outstream” video reklam modelleri. Outstream gibi gelişmekte olan video formatlarını benimsersek, mobil tarafta ise gelişmekte olan bağlantı teknolojisinin rüzgarını arkamıza alarak mobil video reklamlara olan talebi iki katına çıkartabilirsek, yayıncıların yaratıcılıklarını paraya çevirebileceği ve reklam verenlerin hedef kitlelerine çok daha etkili bir şekilde ulaşabileceği daha sağlam ve güçlü bir açık pazar inşa edebiliriz. Gelişmiş hedefleme becerileri ile outstream, dijital bütçelerini performans odaklı harcamak isteyenlerin tercih edilen seçeneği olmaya ve eskiye nazaran etkisini yitiren video öncesi reklamların yerini almaya hazırlanırken öte yandan reklam verenler ise etkili kullanıcı deneyimi ve raporlama yetenekleri karşısında televizyon harcamalarının bir kısmını yeni reklam modellerine ayırmaya gönüllü olmaları bu hazırlığı daha da hızlandırıyor.

In-stream video reklamların aksine outstream reklamlar, reklamı göstermek için bir video içeriğine gerek duymazlar. Outstream video reklam formatları kullanıcılara okudukları yazılı içerikle ilgili reklamlar göstermesi sayesinde daha yüksek VCR (video izlenme oranı) elde edilmesi gibi bir avantajı da bulunuyor. Hatta outstream video reklamlar sadece “reklam alanı” ekrana çıktığında ve bir çift insan gözü tarafından görüldüğünde oluşturuluyor. Yayıncılar açısından bakıldığında ise bütün yayıncıların (sadece video içeriğe sahip olan yayıncılarının değil) mevcut reklam alanlarını koruyarak envanterlerini daha yüksek birim fiyatlar üzerinden paraya çevirmelerine imkân tanıyor.

Bunlar bile başlı başına video reklamlarının faydalarından gerçek anlamda yararlanmak isteyen reklam verenler için harika bir haber. Ayrıca yapılan araştırmalar outstream video reklam modellerinin marka bilinirliği açısından pre-roll reklamdan çok daha etkili olduğunu gösteriyor. Teads tarafından 2015 yılında yapılan son araştırmada outsream formatların aslında in-stream reklamlardan %10 oranında daha fazla marka bilinirliği oluşturduğu tespit edilmiştir.

Ayrıca mobil video reklamlarını da unutmamak gerekiyor. Büyük teknolojik engelleri aşmak zorunda kalan mobil video reklamlar günümüzde yaygın bir şekilde kabul edilmeye ve kullanılmaya başlandı. Bu durum tüm ekosistem için çift taraflı kazanç anlamına geliyor. Reklam verenler banner reklamlara oranla kullanıcı dikkatini daha çok çektiği için video reklamları tercih edip reklamlardan elden ettikleri faydayı arttırırken ve yayıncılar ise video envanterleri olmasa bile yüksek birim maliyetlerle video reklam yayınlayarak kazançlarını arttırıyorlar. Üstelik mevcut reklam alanlarından feragat etmeden.

Tüm bunların ışığında 2016 yılı outstream video reklam modellerinin sıçrama yapacağı bir yıl olacak gibi görünüyor. Bence tekelleşmeye karşı kullanılacak en önemli argüman olması ve elde edilen kullanıcı deneyimleri ve reklam performansları göz önüne alındığında video reklamlarda gelecek “outstream” diyebiliriz.

Yorumunuzu ekleyin:

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Site Footer